20 Ekim 2011 Perşembe

Düğüm

Sen değilsen ben,ben değilsem sen,biz değilsek onlar…

Hepimiz aynı tarihe,aynı dile,aynı kültürlere,olgulara sahip olarak,konuşarak,yazarak,öğrenerek,yaşayarak geldik bugüne. Yarın var mı ki ?

Yarınlar onun olmasa bile benim olsun diye,benim olmasa bile senin olsun diye uğraşanlar var. Bir de bunu budamak isteyenler. Yarınlar kimsenin olmasın diye,düzen olmasın diye,büyüdüğümüz olgular yok olsun diye. Kimisi bunu silahla yapmaya çalışıyor,kimisi fikirle,beyin yıkamayla.

Biz bunu budamak isteyenlerin değil yarınlar benim olsun diye uğraşanların yolunu seçtik,çok şükür. Seçtik ki yarınlar sadece bizim değil hepimizin olsun diye.

İşte bir lider vardı ki bize öğretilen. O yarabbimizin bize bir lütfuydu. Fikirleri hala çöktürülemedi. Tüm planlar onun üstüne yapılırken o bütün planlarını çoktan tamamlamıştı.

O Mustafa Kemal’di. Adını yazarken damarımda hissettiğim asil kanın coştuğu bir liderdi.

Türk askeri, onun izinde olacaktı ilelebet. O Türk askeri de sen değilsen ben,ben değilsem sen,biz değilsek onlar olacaktı…

19 Ekim 2011 Çarşamba

Bilmiyorum

Bir yanda ailemiz tarafından bize en önemli olgu olarak sunulan kendi geleceğimiz.

Bir yanda Türk genci olarak canımı uğruna feda edecek olduğum vatanım ve onun geleceği.

Bir yanda yarabbimin bana kısmet eylediği müslümanlık ve Muhammed-ül-emin’im.

Bir yanda tutkularımız,aşklarımız,dünyalıklarımız.

Bir yanda şehitlerim,Atam.

Bir yanda işte o gençliğe hitabe.

Nasıl yapacağım ? Hangisini göze alacağım ?

Diğer yanda sözde şeyhler,uşaklar,yalakalar,beyni yıkanmışlar.

Diğer yanda zevk-i sefa içinde yaşayanlar,haberi bile olmayanlar.

Bir sürü yan daha var. Ama ben bittim,tükendim,yazamıyorum.

Varsın olsun beni anlamayın,ben hepinizi anlıyorum. En çok Atam’ı anlıyor,en çok onu özlüyorum.