Futbol bu 9 branş arasında en önemlisi.Şüphesiz gelir-gider,geçmişten gelen kültür ve en popüler olmasıyla diğer branşlara LOKOMOTİFLİK edip,kendi başarısını daha üstün kılıyor.Bu yazı futbol ile alakalı olacak zaten.
Sezona Aykut Kocaman hamlesiyle girip çok güzel transferler yaptık.Geçmişteki saçma ekollerin aksine başarıya aç,genç ve mücadeleci ama bir o kadar da kazanma isteği yüksek bir takım hayal etti Sir Aykut Kocaman.Önce "köy takımı" Young Boys,arkasından Paok bizi sütlaç etti sezon başında.Açık söylemem gerekirse yedek stoperin götürülmediği Kayseri maçı sonrası istifayı bekledim.Travmadan çıkmış bir topluluk olan Fenerbahçe Taraftarı başarıyı her daim ister.Ancak bu sezon her zamandan daha fazla istedik sanırım.Sezon başındaki Alex-Aykut Kocaman geriliminde desteklediğim taraf ALEX oldu.Alex ne derse bu takımda o olur bunu herkes biliyor.Bakmayın "lider oyuncu olur ama kaptan olmaz" dediklerine.Alex Türk Futbol tarihindeki en düzgün yabancıdır.Takımını Şampiyon da yaptığına göre tartışmasız En iyisidir.Fenerbahçe sezona içeride 4 atarak,dışarıda yatarak başlayınca biraz gerilim koptu.Beşiktaş maçındaki şanssızlık canımızı sıksa da takım Paok-Young Boys serilerine göre çok daha iyiydi.Ama hala birşeyler eksikti.Adı lazım değil baş harfi Commandante ALEX.
Oyun tarzımız 10 kişiyle hücum edip,daha fazla topa sahip olmayı ve rakip atağa geçtiğinde şok prese dayanıyordu.Bunun için kondüsyon lazım.İlk yarılarda bunu uyguluyorduk aslında.Mesela bir Bursa maçı var ki 10.hafta itibari ile en iyi perfomansı bu maçta sergiledik.Topuz-Alex-Semih-Dia önde iyi bir hat oluşturup Emre ve Baroni de dönen topları iyi toplayınca müthiş bir baskı olmadı tamam ama gerçekten iyi mücadele ettik.Alex 100.golünü,3000.golü falan atınca biraz havaya girdi ki bu takıma 3 maçlık bir seri olarak yansıdı.Aykut Hoca anlamıştı sanıyorum hatasını.Bunun dışında ilk yarıda sol taraf tam bir faciaydı.Yobo her maç biraz daha zorlanıyordu.16.haftadaki Ankaragücü maçında Sestak'ın attığı 2.gol mesela.Caner-Yobo-Lugano hatta Emre hepsi birbirine bırakınca Volkan'ın düşük konsantrasyonu -Efsane Buca maçıyla beraber en kötü maçıydı tüm sezondaki- artık herşeyi bir kenara itip bu takım ne zaman oynayacak diye sorduruyordu taraftara.Sivas maçı yine klasik kapanan takıma zorlanan Fenerbahçe'yi gözler önüne sererken Commandante bir durun hele deyip 80'de Frikiği köşeye koyunca biraz rahatlayıp ilk yarıyı 33 puan ile 3.kapatıyorduk.Herkes bir an önce ön libero-sol bek transferi bekliyordu.Buca maçıyla kupadaki 2.mağlubiyeti alınca ilk kez "Stad Samandıra için sana Teşekkür Ederiz/Bu taraftar artık seni istemiyor Aziz" bestesi yüksek sesle söyleniyor,taraftar da kazan kaldırmak için hazır bekleyen Yeniçerilere dönüşüyordu.Haksız mıydık? Hayır değildik.Tribüne girersek sezonun ilk yarısında faciadan biraz daha halliydi.Maraton A-B yetmiyordu,CK-Vamos-Unifeb'in dönüşü gerekiyordu.Yeni Malatya maçı bir sezonda takımın görebileceği en dip noktaydı.Aykut Kocaman takıma girip ne dedi bilmiyorum ama takım bir anda değişti.Antalya'da taraftar takımı gece yarısı 04.00'da karşıladı ki bir tane protesto yoktu o sabah.Arkasından Aykut Kocaman-Santos barışması,Alex-Emre-Volkan-Gökhan'ın düzenlediği toplantılarla takımın havaya girmesi birşeylerin değiştiğini gösteriyordu.Hala tek bir transfer yoktu.Antalya maçı öncesinde Trabzon puan kaybetmişti ki bu bizim için gerekliydi.Takım çıktı sahaya Gökhan harika bir golle maçı kazandırdı.Ertesi hafta Trabzon maçı vardı ki kazanırsak fark 4 puan olacaktı.1996 ruhu geliyordu.Akıllar o malum soru yazının sonunda değineceğim.Trabzon maçı öncesi Telekom Tribünün asıl sahipleri Vamos,CK ve Unifeb dönüş kararlarını ortaklaşa bildiriyle açıklamıştı ki bu zaten oluşan olumlu havayı daha da Zafer havasına çevirmişti.Trabzonspor karşısında Şampiyon gibi oynadık ki tek bir pozisyonu yoktu Trabzon'un.Niang ve Lugano ile fark 4 puana iniyor,Tribünler "SEN BİZİM KOCAMAN UMUDUMUZSUN" diye inliyor.Aykut Kocaman gole reaksiyon gösteriyor,gülüyor ilk kez.Burada bir Flashback yapalım Galatasaray maçına kadar.
Taraftar,turnikeleri yıkarak maça 3500-4000 kişi kadar giriyor.Hanımın yeni çiftliğinde 8'de 8'in heyecanıyla galibiyet için gidiyoruz.Ancak atmosfer olarak önemli bir baskı kurmuş durumda Galatasaray ve maça da iyi başlıyorlar.Kazım golü atıyor falan filan.İlk yarının sonunda beraberliğe razı konuma geliyoruz.Ancak yine aynı adam sahneye çıkıyor.Önce bir asist,sonrasında harikulade bir kafa geliyor COMMANDANTE'den.50.000 hıyar aynı anda susuyor ve tribündeki Fenerbahçeliler başlıyor bu sefer.Oley çektire çektire bitiriyoruz maçı.Bir anda 9'da 9 oluyor ve kazanan Fenerbahçe devam ediyor.Bursa maçında tribündeyim ama bir türlü olmuyor yapamıyoruz.Arkasından çok önemli bir Eskişehir maçı var ki kazanmayı beceriyoruz.Alex'in maçı kopardan 2 asisti var yine.Caner sol açık olarak çıktığı ilk maçta koyuyor çocuğu.
Buradan sonra Antep maçı var.Antep bizimle beraber 2.yarının en iyi takımı olarak geliyor Mabed'e.2 penaltımız hakem tarafından gasp ediliyor,saçma sapan bir yönetim var sahada.Antep müthiş bir hırsla oynuyor.Ama Fenerbahçe kimseyi takmayarak gelmiş buraya kadar Antep'e karşı duracak değiliz.90+4'te Stoch vuruyor direkten dönen topu Santos tamamlıyor heryer yıkılıyor adeta.Herkesin gözleri doluyor kolay değil 4 sene olmuş şampiyonluk gelmeyeli.Sonrasında Tolunay ibneliği gösteriyor,Dany tribüne küfür ediyor.Fenerbahçe yine koyuyor Türkiye'nin 4'te 3'ne.Arkasından efsanevi Buca maçı.İyi başlayamıyoruz 60.000 Fenerli var İzmir Atatürk'te.Herkes akın ediyor İzmir'e.Buca öne geçiyor,Emre bu sezon ligde atılan en güzel gollerden birisiyle 1-1 yapıyor.Ama Buca 2-1 yapıyor ilk yarı böyle bitiyor.2.yarı takım bastırsın diye beklerken Abdülkadir Özgen 3-1 yapıyor durumu.Babam kapat televizyonu diyor.Baba dur daha 40 dakika var diyorum ama babam sigara pakedinin yarısını içmek için balkona çıkıyor.Sonra Gökhan alıyor penaltıyı.Commandante yine ortaya çıkıyor.Önce penaltı,arkasından muhteşem bir kafa golüyle durumu 3-3'e getirip;"Hadi ben buraya getirdim bir elde siz atın" diyor resmen.Guiza Reis sahaya girmek için ısınıyor.Sahadaki 3.forvet olmak için oyuna girdiği anda Semih'e "Sen sağa geç usta" deyip ileri hareketleniyor.Sonrasında Semih çok güzel bir pasla Reis'i,Reis de müthiş düzgün vuruşla topu ağlarla buluştururken yıkılıyor ortalık.Trabzon ve Tüm Türkiye "Satılmış Buca,Aziz Londak'ı satın almış" falan derken Santos çocuğu koyup,herkesi bir kez daha susturuyor.Şampiyonluk koşusunda son düzlüğe böyle giriyoruz.Arkasından İBB maçı 2-0 bitiyor.Yine Alex var ortada.Karabük deplasmanında Lugano koyuyor çocuğu asist Alex'ten.Aykut Kocaman-Takım bütünlüğü inanılmaz.Biz bütün olunca kimse tutamıyor zaten.Ankaragücü maçında FBD'den bilet bulup Migros Üst -ama en üst noktadan- maçı izliyorum. Alex bu kez 5 gol atıyor ve Şampiyonluğu getirdim artık heralde düşünüyor.Attığı 5.golü dünyada 3 kişi falan atar heralde.İnanılmaz bir zeka.Sivas maçı öncesi akıllarda "denizli-trabzon" faciaları var ama bu kez Kocaman umutlar.Santos Alex'ten inanılmaz bir pas alıyor.Düzgün vuruyor 1-0.Arkasından Gökhan Gönül sakatlanıyor ama çıkmıyor oyundan.Arka direk de boş kalınca Sivas 1-1'i yakalıyor bu arada Karabükten gol haberi var Trabzon 1-0 yapmış durumda.Babam yine sigaraların tüketim hızın max'a getiriyor.Selçuk "müthiş" vuruyor ve ilk yarı biterken nitekim daha rahatız.2.yarının başında Commandante inmediği sahnede ufak bir "frikik" dersi veriyor.3-1 olunca durum rahatlıyoruz biraz.Ama bu FENERBAHÇE olunca yine "acaba" diyorsun.Erman Kılıç 3-2 yapınca sigara pakedi bitiyor haliyle.Ama Yobo hemen düzeltiyor durumu.Trabzon 4-0'a getirmiş maçını biz de 4-2 öndeyiz.Ama 90.dakikada Erman bir kez daha vuruyor 4-3 oluyor ki oradan sonrası ömürlerden giden 2-3 yıl olarak yansıyor Fenerbahçeliye.
Şampiyonluk er yada geç geliyor.Taraftarlar mutlu,oyuncular gururlu.Birisi var ki herkesten daha asilce yaşıyor sevincini.Aykut Kocaman tarihe geçip,hem Futbolcu hem de Teknik Adam olarak şampiyonluk yaşayan ilk Fenerbahçeli oluyor.Akıllarda bir soru var hala cevap bulamayan.Belki siz biliyorsunuzdur cevabı;
Nasıl Koydu AYKUT KOCAMAN?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder