Yarın sıradan bir cumartesi olmaktan çok uzak,yorucu birgün olmaya aday bir cumartesi.
Sevdanın esaret altında olması ne demek Romeo ve Juliet'ten,Ferhat ile Sultan'dan öğrendik.Ama yaşamamıştık böylesine acı günleri.Kimi zaman nefes almakta dahi zorlandık.Yumruklarımız hep sıkılıydı,aklımızda milyon tane tilkiyi yok edecek bir kararlılık. "Acaba" diye sormadık hiç.Küskünlükler bitti ister istemez.Hep söylediğimiz şeyler önümüze çıktı yine. "Fenerli'nin Fenerli'den başka dostu yok" dedik,ön yargıyla yaklaştığımız,tanımadığımız herkesin aslında bizim kadar sevdiği,hayatımızdaki en değerli şeyin Fenerbahçe olduğunu öğrendik bu süreçte.
Hiçbir zaman yazmak gelmedi bu bloga içimden.Sadece UEFA denilen legal mafyanın bizim yerimize götü hükümet kadar boklu Lazyo'yu CL'ye göndermesinden sonra ana avrat küfür içeren bir yazı yazmak geldi aklıma.Belki birileri okur,fikriyatımı paylaşır diye düşündüm.Twitter'dan tanıdığımız abilerimiz sürecin tamamen oyun olduğuna dair kanıtlarıyla daha da ayakta tuttu bizi.Karanlıktı 3 Temmuz'dan sonrası bizim için.Kara Deryaların En Eşsiz Fener'i,İşgal Kuvvetlerinin silahının ucundayken bile sönmemişti.Korkmuyorduk hiçbirşeyden.Köprüye gidip,Fenerbahçe İhtilali'ni yapma fikrinin olduğu gün artık bir patlamaydı.Cadde'den Mabede yürürken aklımızda Köprü yoktu.Emniyet orada da hesaplı davranmak zorunda olan kurumdu.2 saat geciktirseler kararı kimse gitmezdi Köprüye.Ama o gün gitmezdi.Taksim'e giremez dedikleri gibi,Kasımpaşa'dan gelen Lacivert Devrim'i engelleyemedikleri gibi engelleyemezlerdi.Biz zaten işgal altındaydık,kaybedecek neyimiz vardı ki?
Yarın çok başka birgün.Yarın sevgiliye kavuşma,sarı'yla lacivert'in en çok yakıştığı kutsal topraklara varma günü.Shaktar maçındaki kırılgan,zarar vermek üzerine programlanmış taraftarın yumuşadığını sanan varsa çok değil 1 hafta önceki Manisa maçına baksın."İbne Trabzon olamazsın Şampiyon" diye bağıran 41.000 dişi ve yavru Kanarya'nın gözlerine baksın.Numaralı saldırdıktan sonra Basın'ın girdiği şekli hatırlasın.Ali Koç'un "düşürün bizi" derken ki içten içe akıttığ göz yaşlarına baksın.Bizim öfkemiz bitmedi,bitmeyecek.Şimdi çok daha güçlü,çok daha agresif ama bir o kadar sevdamızdan uzak kalmanın verdiği özlemle hareket eden bir topluluğuz.Yarın sahaya inmeyiz.Yarın küfür de etmeyiz.Yarın tepkinin ne demek olduğunu herkese gösterecek kadar kararlıyız.
Hayatımda yaşadığım en büyük çaresizlikti 3 Temmuz öğlene doğru Polis'in alelacele stada baskın yapması.Ne vardı orada bir sezon boyunca akıtılan helal alınterinden başka? Aklımdan çıkmayan sürecin en can alıcı noktasıydı belki de.Şimdi Shaktar maçından sonra,günlerin saatlerin daha da uzadığı ayrılıktan sonra yarın buluşuyoruz.Prangalar eskidi,koptu.Şimdi siz,şimdi onlar düşünsün.Yarın çok başka bir gün olacak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder