Hiçbir şeye değişilmez senin sevgin bu dünyada.
General Harrington Fenerbahçe'yi kapatmaya çalıştığında aslında ibret alınacak bir direniş sergiledi Fenerbahçe Taraftarı.Neredeyse 1 asır önce ülkenin her karış toprağını cetvel çizerek paylaşan adamlar bir spor kulübünü kapatmış ancak hiç beklemedikleri bir cevap almışlardı.
Buradan Kasedi ileri sarıyoruz.
3 Temmuz sabahı uzun zamanlı planların harekete geçirildiği,ülkeyi hemen hemen ele geçirmiş cemaatin Fenerbahçe'yi ele geçirme emellerinin başladığı vakitti.İstenilen şey Devlet'ten bağımsız Fenerbahçe'nin ele geçirilmesiydi.Buraları hepimiz biliyoruz,yaşadık,yaşıyoruz.
3 Temmuz günü spontane bir şekilde saat 18.00'da Mabed'in Migros mağazası olan tarafında 500-600 kadar Fenerbahçeli toplanmış bağırıyorlardı.Çevik kuvvet potansiyel terörist olarak gördüğü Fenerbahçe taraftarına karşı her zamanki gibi çok nazikti.Yoğurtçu Parkı tarafını kapatıp,Kızıltoprak'a doğru yürümek isteyen Fenerbahçelileri durduruyor,dağılın işte diyerek el atından coplarını gösteriyorlardı.Öfkeyle beraber kafalarda soru işaretleri vardı.O gece milyonlarca Fenerbahçeli gibi benim de aklımda sorular vardı. "Guiza'nın gol atacağını kim bilebilirdi amına koyim?" ya da "Abi ben Eskişehir maçında stattaydım,şike yoktu ya" diyerek bir yandan kendimi avutuyor,bir yandan da sinirimi köreltiyordum.Ertesi gün gazetelerden birisini aldım otobüste okurum diye.Kolumdaki Fenerbahçe bilekliği görenler "şikecilere baksana neler yapmışlar" diyordu.Bu sahneyi 10 kez yaşadım ben bugüne kadar.İlk başlarda dokunsanız ağlayacak modunda olduğundan ses çıkaramamıştım.Patlamıştım daha sonra gittiğim İngilizce kursunda.Toplumda Fenerbahçeliler ve Diğerleri uçurumu yaratılmıştı.Çok az çıktım evden o süreçte.10 Temmuz sabahı saat 05.00'da kalkmak için blogun yarı hissedarı Mert Abi ile sözleştik.Uyuyamadım o gece yolda uyurum diye.İstikamet önce Topuk Yaylası ardından Bağdat Caddesiydi.Silivri'den Avcılara gittik,Avcılar'dan Kadıköy'e.Salı Pazarından binip minibüse,çıktık Düzce yollarına.Yol kalabalıktı epey.3.5 saatte gittik Topuk Yayla'sına.Emenike sakatlanmıştı (içim acıyor) ama çıkmıştı dışarı.O bizim öfkemizin bir sembolüydü.Aykut Kocaman gibi,Alex De Souza gibi,Sezer Öztürk gibi.Haksızlıkların,hukuksuzlukların en üst noktasıydı Emenike.Bindik minibüsümüze Düzce'den Kadıköy'e geldik.Yürüyüş başladı,Aziz Yıldırım tutuklandı haberi geldi.Zaten dolmuş öfkeleri taşmış olan Fenerbahçeliler hedefini Boğaz Köprüsü olarak belirlemişti.Gerisi malum.
Bir Flash Forward Daha
Bugün gelinen noktada Fenerbahçe taraftarı Cemaatin planlarını bozmuş durumda.Bu adamlar bizi bölseydi eğer yarın büyük ihtimalle Atatürk'ün Takımı deyimi yalan olacaktı Fenerbahçe Spor Kulübü için.
Yarın iddianame adı altında her türlü hukuksuzluğun doğurdu bir belge yayınlanacak.İçinde yazacaklar aşağı yukarı belli.Düşürmeyen orospu çocuğu sloganıyla çıktığımız yoldan bizi döndürecek bir olay yaşanmayacak.Lütfi'lerin,Helvacı'ların piyonluğunu yaptığı bir operasyon şu ana kadar hep başarısız oldu.Fenerbahçe Taraftarı hiçbir siyasi düşüncenin -gerekirse sempatizanı olduğu görüş olsun- Fenerbahçe'sine zarar vermesine izin vermez.FenerbahCHE diyenlere de karşı olmamız Fenerbahçe'nin hiçbir siyasi ideolojinin takımı olmamasıdır.Yarın ideolojik insanların İftiraname'si hiçbirimizi ürkütmesin.Alex hala pas atacağı yeri düşünüyor,Volkan gelecek topa odaklanmış,Özer birşeyler yapma peşinde.Gökhan bildiğimiz gibi.Onlar mücadele ediyor Fenerbahçeli.Güç aldıkları şey yıllık maaşları değil.Onlar bizden güç alıyor.Biz hayatta her önceliğimizi bir kenara bırakıp çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras için mücadele ediyoruz.Bu adamlar bizi ele geçiremeyecek Fenerbahçeli,yeter ki biz yakın duralım.Saflarımızı sık tutalım Fenerbahçeli,aradan İmam geçemesin,ordusuyla.
Hiçbir zaman ışığın sönmeyecek Fenerbahçe.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder